Menü

Isırgan Otu ve Faydaları

 

isirgan-otu-ve-faydalari

 

 

 

Isırgan otu, çıplak el ile dokunulduğunda kaşındırır. İsmini de buradan almıştır. Faydaları saymakla bitmez, ama kötü bir huyu vardır ki, çiğ yaprağına dokunulduğunda cildi tahriş eder. Esasında ters tutulup yıkandığında çok güzel temizlenir. Yemeklere tat katar, kansere iyi gelir. Adı sebebiyle uzak durulan bu bitkinin ısırması yanında çok da güzel huyları vardır. Özellikle farklı hastalıkların tedavisinde yardımcı ürün olarak kullanılan ısırgan otu kişilerin iyileşme sürecini ciddi yönde kısaltır. Asırlardır faydaları araştırılmaktadır. Her sene farklı bir faydası ortaya konuyor. Yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında ün kazanmış bir bitkidir.

 

Isırgan Otunun Faydaları;

  • İdrar problemi olan hastalara iyi gelir.
  • Anemi tedavisinde uygulanan ilaçların yanına ilave tedavi olarak kullanılır.
  • Şifalı otların başını çeken ısırgan otu kanser hastalığını engeller ve sağlıklı bir yaşam sunar.
  • Vücutta oluşan şişkinliği giderir ve gaz problemlerini çözer.
  • Kolesterol ve tansiyon sorunu olan hastaların her gün çayını tüketmesi halinde problemi çözer.
  • İçerisinde yüksek miktarda demir vitamini vardır bu sebeple demir eksikliği yaşayan hastalaraa iyi gelir.
  • Sindirim sisteminde olumlu etkileri vardır, diğer pek çok organı temizleyerek iyi gelir.
  • Artrit semptomlarını hafifletir ve enfeksiyonlara karşı direnç kazandırır.
  • Regl döneminde yaşanan gerginliği ve kasıklar da oluşan ağrıyı ortadan kaldırır.
  • Özellikle lohusalık döneminde çayı ve yemeği sık sık tüketilmelidir. Ciddi derece de süt yapar. Sütün kalitesini de artırır.
  • Cinsel iktidarsızlık çeken kişilerin problemlerine devadır.
  • Böbrekleri temizler ve karaciğerin yenilenmesine yardımcı olur.
  • Öksürük sorunu olan kişilerin düzenli olarak ısırgan otu kullanması halinde sorunu giderir.
  • Soğuk algınlığına karşı oldukça etkilidir ve bağışıklık sistemini de güçlendirir.
  • Şeker hastalığı ve romatizmal sıkıntıları olan hastaların devamlı kullanması halinde bitkinin içerisinde bulunan etkili maddeler şifasını gösterir.
  • Ergenlik sürecinde çıkan sivilceleri iyileştirir ve ödem söktürür
  • Bitkinlik ve kuvvetsizlik durumlarına karşı bire birdir.
  • Kandaki şeker düzeyini dengeler, aynı zamanda da kanı temizler.
  • Kabızlık sorunu çeken kişilerin çayını hazırlayıp aç karnına içmeleri halinde sorunu ortadan kaldırır.
  • Egzama, bahar nezlesi ve alerjik durumlara karşı hem önleyicidir, hem de iyileşme sürecini kısaltır.
  • Isırgan otu faydaları say say bitmeyez. Vücudu kuvvetlendirdiği için her türlü sıkıntı da kullanılabilir. Ama ciddi derecede etkin olan bu bitki daha önce hiç kullanılmamış ise ilk başta bitkinin sizde alerjik yapmaması için önce azar, azar miktarlar da kullanmak gereklidir. İlk kullanımdan sonra herhangi bir sorun yaşanmamışsa, devamlı olacak şekilde kullanılabilir. Bu bitkinin hem yemeğinden, hem çayından hem de şampuanından faydalanmak mümkündür. Isırgan otu çayını sindirim problemi olan hastalara da önerilir.
  • Egzama ve egzamaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile ortadan kalkabilir.
  • Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da iyi gelir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları çoğunlukla bir arada ortaya çıkarlar. Egzamalar çoğunlukla dahili bir sebebe dayanırlar, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyileştirmek gerekebilir.
  • Isırgan otu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı özlliğiyle, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri vardır. Isırgan otu çayı ile kandaki şeker seviyesi düşürülür.
  • İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları ısırgan otuyla iyileştirilir.
  • Bunların dışında da dışkılama kolaylıkları sağlar bu sebeple, bir ilkbahar kürü için özellikle tavsiye edilir. İlkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak çok faydalıdır. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve Gün boyunca 1-2 bardak çay içilebilir.
  • Bunun dışında hiç ismiyle alakası olmayacak şekilde, çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya ya da nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.
  • Isırganotu iyi huylu prostat büyümesi ve idrara çıkamama gibi idrar yolu hastalıklarında,
  • Isırgan kökü eklem rahatsızlıklarında,
  • Isırganın toprak üstü kısımları alerjik rinit gibi bazı alerjik problemlerde,
  • Osteoartrit gibi kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarında,
  • Böbrek taşlarının daha kolay atılımını sağlamak için,
  • Uterus kanaması ve burun kanaması gibi iç kanamaları dindirmeye yardımcı olarak,
  • Anemi, dolaşım zayıflığı, splenomegali (dalak büyümesi) gibi çeşitli hastalıklarda,
  • Mide asiditesi, safra kesesi şikayetleri, diyare gibi sindirim sistemi problemlerinde,
  • Dizanteri gibi bazı enfeksiyon hastalıklarında,
  • Astım ve akciğer tıkanıklığı gibi solunum yolları şikayetlerinde,
  • Deride döküntü ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarında,
  • Bazı kanser türlerinin tedavisine ve önlenmesine yardım amaçlı,
  • Yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkmasını geciktirici olarak,
  • Kanı temizlemek ve yaraların iyileşmesini hızlandırmak için ısırgan oral olarak (ağızdan alınarak) kullanılır.
  • Isırganotu topikal olarak kullanıldığında ise kas ve iskelet sistemindeki ağrıları azaltmak için faydalıdır. Bunun yanı sıra topikal olarak kullanıldığında özellikle kepeklenme ve saç dökülmesi gibi saç problemlerine ve yağlı saçlara iyi gelmektedir.
  • Taze ısırganotu yaprakları pişirildiğinde yemek olarak tüketilebilir.

Ancak…
Diyabet: Yapılan bazı çalışmalar neticesinde ısırganotu kullanımının kan şekeri oranlarını arttırabileceği ortaya konmuştur. Bu sebeple diyabet hastaları ısırgan kullandıkları zaman kan şekeri oranlarını kontrol etmeleri daha da zorlaşabilir. Bu sebeple diyabet hastalarının ısırgan kullanırken dikkatli olmaları önemlidir.

Hipertansiyon: Isırganın tansiyon düşürücü etkisi olduğu sanılmaktadır. Bu sebeple tansiyon düşürücü ilaçlarla beraber kullanımının mevcut ilaçların etkilerinin daha da güçlenmesine yol açabileceği üzerine çalışmalar devam eder.

Böbrek Yetmezliği: Isırganotunun topraküstü bölümleri diüretik etkilidirler (idrar söktürücü). Bu sebeple her ihtimale karşı böbrek rahatsızlıkları olanların dikkatli kullanması tavsiye edilir.
Isırganotu ekstresi, saç ve cilt için üretilen birçok kozmetik üründe yer almaktadır.

Bilimsel Araştırmalar:

ısırgan otuyla ilgili kesin bilimsel çalışmalar henüz yeterli değildir. Yapılan bazı çalışmalar ise:
Artrit: 1528 artrit hastası üzerinde uygulanan 3 haftalık klinik çalışmada hastaların bir bölümüne yalnızca ısırganotu yaprağı ekstresi, diğer gruba da hem ısırganotu yaprağı ekstresi hem de klasik bir non-steroid antienflamatuar ilaç verilmiştir. Her iki gruptaki hastalarda, hastalık semptomlarının belirgin oranda azaldığı ve her iki grubun sonuçları bakımından belirgin bir fark olmadığı ortaya konulmuştur.

Çalışmanın başarısını incelemek için dinlenme sırasında hissedilen ağrı, hareket sırasında hissedilen ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi parametreler incelenmiştir. Çalışma neticesinde çalışmanın başına oranla her iki gruptaki hastalarda da dinlenme esnasında hissedilen ağrı şiddeti yaklaşık %52, hareket sırasında hissedilen ağrı şiddeti %44 ve hareket kısıtlılığı ise %37 oranında azalma göstermiştir. Çalışmaya katılan hastaların ve doktorlarının genel görüşü de değerlendirilmiş ve görüşleri sorulan kişilerin %75’i ısırganotu tedavisini “iyi – çok iyi” şeklinde değerlendirilmiştir. Fakat çalışmaya katılan her iki gruptaki hastalardan da beşer tanesi tedavi sırasında sindirim sistemi rahatsızlığı yaşadıklarını söylemişlerdir.

İyi Huylu Prostat Hiperplazisi: Toplum içinde prostat büyümesi olarak isimlendirilen bu hastalığın incelenmesi için prostat büyümesi görülen 2080 hasta üzerinde 12 haftalık bir araştırma uygulanmıştır. Hastalara 12 hafta boyunca ve günde 2 defa Prostagutt ismi verilen bir bitkisel takviye uygulanmıştır. Bu takviyenin içerisinde 120 mg ısırgan ekstresi ve 160 mg Saw palmetto ekstresi (küçük palmiye) bulunmaktadır. Çalışma neticesinde idrar akışının %47 arttığı ve gece idrara çıkma sıklığının %49 azaldığı tespit edilmiştir. Çalışmaya katılanların %85’i hastalıklarının semptomlarının azaldığını belirtmişlerdir. Yapılan ekografi tetkikleri sonucunda ise hastaların %50’sinde prostatın küçüldüğü tespit edilmiştir.

 

Yemek Tarifleri 


Bunları Denedinizmi:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli yerler * ile işaretlenmiştir.